Anne Baba Tutumları 2

Yazan Bölüm: Admin İçinde Yayınlandı: Psikolog Damla Doğru Oluşturma tarihi: 2017-11-08 Hit: 1488 Yorum: 0

Serinin ikinci yazısı sizlerle.

ANNE BABA TUTUMLARININ SINIFLANDIRILMASI-2

 

Yazı serimin ikinci bölümünde sizlerle paylaşacağım diğer anne baba tutumları: Aşırı Korumacı Anne Baba Tutumu ve Aşırı Hoşgörülü Anne Baba Tutumu olacak.

 

Aşırı Korumacı Anne Baba Tutumu

 

Aşırı korumacı tutuma sahip anne babalar çocuklarına devamlı bir himayeye muhtaçmış gibi davranırlar. Aşırı müdahalecidirler. Çocuklarına neyi nasıl yapmalarının doğru olduğunu ve nasıl davranmaları gerektiğini dikte ederler. Bu ailede yetişen çocuklar, anne babadan duygusal olarak ayrılmayı, onların desteğine ve sevgisine daha az ihtiyaç duymayı, daha bağımsız ve yeterli hale gelmek için bir hazırlık yapmayı gerektiren ergenlik dönemini dahi geçtiklerinde kendi kararlarını veremezler. Anne baba çocuğun isteklerini dinlemeden kendi kendilerine çocuk adına bazı kararlar alır ve buna hakları olduğunu savunurlar. Aynı zamanda çocuğa çok az sorumluluk verilmektedir ve yaşına uygun kuralları öğrenmesi için gerekli olan eğitim verilmemektedir. Bu tutuma sahip anne babalar bu durumu çocukları için yaptıkları bir fedakârlık olarak görürler ve çocuklarının bu fedakârlık karşısında onlara şükran duymasını beklerler.

Anne babanın aşırı korumacı tutumu çocuklarda esnek düşüncenin ve kas becerilerinin gelişmesini engeller. Çünkü bu tutuma sahip anne babalar çocuklarını koruma ve kollama adına onların kendi başlarına gerçekleştirebilecekleri faaliyetleri dahi kendileri yapmaktadır. Bu aşırı koruma ve müdahale etme davranışları bebeklik döneminden itibaren başlar ve ileri yaşlara kadar devam eder. Aşırı korumacı anne babalar çocuklarının bireyselleşmesine izin vermedikleri gibi onların bir birey olma adına gösterdikleri tüm çabaları da engellerler. Özellikle ergenlik döneminde çocuklarının girdiği bireyselleşme çabalarına karşın onları eve bağlayabilmek için dış dünyada karşılaşabilecekleri tehlikeli durumları abartma gibi yöntemler izlerler. Çocuk sürekli anne babasından ayrılması durumunda onların çok üzüleceği telkini ile büyütülür, bu şekilde de gencin eve bağlanması kolaylaştırılır ve ayrılıp gitmesi engellenir.

Çocuğun anne babaya bağımlı olması bu tarz aileler içerisinde bir görev olarak kabul edilir. Bu tutuma sahip anne babalar çocuklarının kendilerinin bir uzantısı olduğuna inanırlar ve çocukları üzerinden duygusal yoksunluklarını gidermeye çalışırlar. Aşırı korumacı tutuma sahip anne babalar özellikle kız çocuklarını daha çok kontrolleri altında tutmaya ve onların bağımsız bir birey olma yolunda gösterdikleri çabalarını daha çok engellemeye çalışırlar.

Sürekli kol kanat gerilerek yetiştirilen bu çocuklar yetişkinliğe oldukça zor bir şekilde adım atarlar. Bağımsız davranamayan, yeterince girişimde bulunamayan, yetişkin olmalarına rağmen hala bir himayeci arayan, öz güvenleri zayıf, sorumluluk almaktan çekinen, kendilerinin yapması gereken işleri başkalarının yapmasını bekleyen, sosyal ilişkilerinde pasif, zayıf- silik kişiliklere sahip bireyler haline gelirler.

 

Aşırı Hoşgörülü Anne Baba Tutumu

 

Aşırı hoşgörülü tutuma sahip anne babalar neredeyse çocuklarının her istediklerine olumlu cevaplar verirler. Çok küçük kısıtlamalar dışında çocuğun her dileği gerçekleştirilir. Anne ve babanın hoşgörü derecesinin aşırılığı, çocukta herkes bana hizmet etmeli şeklinde bir bakış açısı oluşturur ve çocuğu bencilleştirir.

Bu tutuma sahip ailelerin aşırı korumacı aileler ile ortak özelliği her iki aile dinamiğinde de hoşgörülü bir tutum sergilenmesidir. Fakat aşırı hoşgörülü ailelerde yetişen çocuklar anne ve babalarından hiç çekinmedikleri için onlar için sorun teşkil edebilecek şeylere dahi cesaret edebilirler.

Elbette hoşgörülü olmak olumsuz değildir, fakat çocuğa aşırı hoşgörülü davranmak zarar vericidir. Bu tutuma sahip anne babalar genellikle çocuk sahibi olmayı çok beklemiş, çocuk sahibi olabilmek için çok çaba göstermiş orta yaş üzeri bireylerdir. Ailede tamamen çocuk merkezli bir yaşantı söz konusudur. Çocuğun davranışları konusunda hiçbir sınır yoktur. Ailede tüm öncelikler çocuğa aittir ve bu tutuma sahip ailelerde anne baba çocuğun her istediğini gerçekleştirmek için adeta bir köle gibi beklemektedir. Çocuk anne ve babasını yönetir konumdadır, asla ceza almaz. Çünkü bu cezalar ya unutulur ya da başka bir zamana ertelenir. Bu nedenle evinde hiçbir kısıtlama ve ceza ile karşılaşmayan çocuk, toplumdaki diğer bireylerin de ona aynı şekilde davranmasını beklediği için büyük hayal kırıklıkları yaşar ve genellikle aile dışı ilişkilerde başarılı olamaz.

Bu tutuma sahip ailelerde yetişen bireyler genellikle ailelerine bağımlıdır ve her şeyi ailelerinden bekleme eğilimine sahiptirler. Tek başlarına hiçbir şey yapmayan bu bireylerin yaratıcılıkları düşüktür, doğru ve yanlışı algılayamazlar ve her ortamda içlerinden geldiği gibi hareket etmek isterler, kurallara uymakta zorluk çekerler.

Genel anlamda bu gruptaki anne babalar için çocuklarını şımarttıkları söylenebilir. Bağımsız, talepkar ve itaatsiz bir şekilde yetişen bu çocuklar ileride antisosyal davranışlar sergileyebilirler. Bu gruptaki anne babaların çocukları üzerindeki kontrol düzeyleri çok düşüktür. Aşırı kaygılı ve aşırı duygusallardır. Çocuğa karşı oldukça içten ve aşırı destekleyici bir tutumları vardır.

 

Uzman Klinik Psikolog/Aile Danışmanı ve Oyun Terapisti

Damla DOĞRU GÜLÇİÇEK

Instagram: https://www.instagram.com/psikologdamladogru/

Facebook: https://www.facebook.com/psikologdamladogru/

Etiket:

Yorum Bırak

Captcha