İlk Kardeş Kıskançlığı

Yazan Bölüm: Admin İçinde Yayınlandı: Psikolog Tuğba ANNAÇ Oluşturma tarihi: 2017-07-10 Hit: 1286 Yorum: 0

Kardeş kıskançlığını nedir?

Çağımız da ebeveynlerin en zorlandığı konulardan bir tanesi de kardeşler arasında ki kıskançlıktır.
Psikolog Tuğba ANNAÇ'ın bu konuda ki düşünceleri aşağıdaki gibidir...

 

Hemen hemen tüm aileler birden fazla çocuğa sahiptir, ilk çocuk heyecanı bambaşkadır ve genellikle ilk çocuk sonrasında sahip olunacak yeni bir bebekte yine; anne, baba ve aile için ne kadar sevindirici bir durum olsa da henüz aileye yeni birinin gelmesini anlamlandıramayacak çocuklar için bu süreç bir hayli zor ve yıkıcıdır. Kardeş kıskançlığı okul öncesi dönemde en sık karşılaşılan ve gözden kaçırılan sorunlardan biridir.

Ailelerin bu konuda en sık yaptığı yanlışlardan biri; kardeşine karşı aşırı sevgi gösteren bir çocuğun kardeşini kıskanmadığını düşünmektir. Bazı çocuklar duygularını daha açık göstererek “ondan nefret ediyorum, bu evden gitsin, keşke olmasaydı” şeklinde kıskançlıklarını belli ederken bazı çocuklarsa bunu aşırı sevgi gösterisi altına saklar. Çocuktaki kardeşe karşı duyulan bu aşırı sevgi; bize her ne kadar kardeşini kıskanmıyormuş gibi gözükse de bu durum da kardeş kıskançlığının bir başka yönüdür. Temelde yatan yine; “eğer kardeşimi sevmezsem ailem bana arkasını dönebilir ve onları kaybedebilirim” düşüncesidir. Bu konuda ailelerin uyanık olması gerekmektedir.

Eğer çocuğunuz kardeş kıskançlığı yaşıyorsa bu durumdan kaynaklanan belirtiler görülmesi de olasıdır. Bu süreçte çocuklarda en sık karşılaşılan durum regresyon dediğimiz geriye dönüş durumudur. Çocuğunuz ile birlikte daha önce sorun yaşamadığınız alanlarda sorun yaşamaya başlayabilirsiniz. Kardeş kıskançlığının yaşandığı zaman diliminde en sık karşılaştığımız regresyon türleri; alt ıslatma ve parmak emmedir. Tıpkı küçük kardeşi gibi sizden biberon ya da emzik isteyebilir. Kucaktan inmeme, sık sık ağlama krizleri, yemek yememe ve kilo verimi, içe kapanıklılık, baş ağrısı ve mide bulantısı tarzında psikosomatik belirtiler, mastürbasyon, uyku sorunları, tutturmalar, aşırı öfke, şiddet yönelimli davranışlar(vurma, ısırma) yine bu dönemde karşılaştığımız sorunlardandır. Bunların yanında sık sık anne ve babaya “beni seviyor musun, en çok kimi seviyorsun, onu mu daha çok seviyorsun beni mi?” gibi sorular da yine bu dönemde karşımıza çıkabilir.

Kardeş kıskançlığıyla baş edebilmenin en sağlıklı yolu henüz kardeş dünyaya gelmeden çocuğu bu duruma alıştırmaktır. Bebek gelmeden bazı şeyleri çözmek daha kolaydır. Bebek geldikten ve kardeş kışkançlığının derecesi arttıktan sonra çocuğun bunu kabullenmesini sağlamak daha zahmetli ve uzun bir süreç ister. Önceden destek alınması çocuğun bu zorlu süreci daha az sancılı geçirmesini ve çocuğun kardeşine karşı davranışları da olumlu olmasını sağlayacaktır. Çocuğun bu dönemi daha az sancılı geçirmesi ve kabullenmesini kolaylaştırmak için çeşitli önlemler alınabilir..

Eğer bebeğinin gelişiyle mecburi yapmanız gereken değişiklikler varsa mutlaka bebek gelmeden çok önce yapın ve çocuğun buna alışmasına fırsat verin. Örneğin bebek gelince çocuğun odasını değiştirmek zorundaysanız bebek gelmeden mümkünse 4-5 ay önce çocuğu ikna ederek ve yeni odasını kendi düzenlemesine izin vererek çocuğu yeni odasına taşıyın. Eğer sağlıksız olmasına rağmen çocuk sizin odanızda yatıyor veya siz onun odasında yatıyorsanız mutlaka bu alışkanlıktan vazgeçirmek için bir psikologtan bebek doğmadan önce yardım alın ve çocuğun kendi başına özgürce yatmasını sağlayın. Bebeğin gelişiyle bunu başarmanız imkansız. Çocuk için bu travmatik olabilir. Bebek geliyor ve o ikinci plana itiliyor. Bu durumda çocuk “annem babam artık beni sevmiyor” diye düşünebilir. Eğer çocuğunuz daha küçükse ona eve yeni gelen bir bebeğin güzel bir durum olduğu mesajını içeren hikayeler anlatabilirsiniz. Bu konuyla ilgili yararlanabileceğiniz öykü kitaplarını edinebilirsiniz.

Eğer doğum öncesinde gerekli önlemleri alamadıysanız ve bir şekilde çocuğunuz yeni doğan bebeğinizi kıskanıyorsa bebek doğduktan sonra çocuğunuzun hayatında fazla değişiklik yaratmayın. Aileye yeni bir bebek dahil olduğunda, anne ve baba ilk çocuğuna eskiden nasıl bir hayat sunuyorsa mümkün olduğunca aynısını sunmaya çalışmalıdır. Yani anne baba ve ilk çocuk birlikte hafta sonu gezilerine devam etmeli, bebek olmadan baş başa zaman geçirebilmelidir ve hayatında daha az değişiklik yaratılmalıdır. Örneğin; bebek gelir gelmez çocuğu evden uzaklaştırmak, anaokuluna vermek, bir süreliğine bir göndermek bütün bunlar çocuğun hayatında köklü değişikliklere yol açar. Doğum anı ve sonrası ilk haftalar annenin yanında bir yardımcı olmalıdır. Bu yardımcı baba, teyze, hala, arkadaş, ya da oyun ablası olabilir. Anne bebekle ilgilenirken, oyun ablası da çocukla birebir ilgilenip, dikkatini başka yerlere vererek, çocuğun yeni bir kardeşin varlığına alışmasını kolaylaştırabilir. Doğumdan sonra anne bitkin olacaktır ve bebek bakıma muhtaç olduğu için çocukla ilgilenemeyecektir. Bu da çocuğa artık seni sevmiyoruz, seninle ilgilenmiyoruz, sen bizim için daha az önemlisinin mesajını verir. Bu nedenle anne bebeğin bakımını yaparken, baba çocuğa özel ilgi göstermeli ve onu sevdiği yerlere götürmelidir. Babanın zamanı yoksa hala, teyze ya da oyun ablası çocuğa ilgisiz kalınmasını önleyebilir. Anne ise bebek uyurken onunla zaman geçirmeli, kucağına almalı, sevmeli, onu ne kadar çok sevdiğini sözlü ve davranışlarıyla göstermelidir. Çocuğunuzun kardeşine yardım etmesi için fırsatlar yaratmakta bu dönemde ebeveynlere yardımcı olabilir. Öncelikle bebeğin özelliklerinden bahsedin. Geçmişte onunda böyle bir bebek olduğunu, neler yapabildiğini, neler yapamadığından bahsedin ve ona bebeklik resimlerini gösterin. Küçük bebeklerin bakıma muhtaç olduğunu, konuşamadığını, isteklerini ağlayarak gösterdiğini anlatın. Bakıma muhtaç olduğu için bakımında onun da yardım edebileceğini söyleyin. Örneğin; “bebek uyanmış mı bir bakarmısın?” gibi onun yapabileceği basit görevler verin. Sonra bu görevi yaptığı için onu taktir edin ve gurur duymasını sağlayın. Kışkançlığı tetikleyen şakalar yapmayın. “Kardeşini senden daha çok seviyorum” “o senden daha akıllı , beni dinliyor” gibi kıskançlığı tetikleyecek şakalar kesinlikle yapılmamalıdır. Bu kendini ikinci plana itilmiş hisseden çocuğun yanılmadığını gösterir.

Bir sorun olarak algılanmakla birlikte aslında çocukların yeni bir kardeşi kıskanması normal bir süreçtir. Burada önemli olan bu kıskançlığın ne kadar şiddetli olduğu ve ne kadar zamandır devam ettiğidir. Doğru anne-baba yaklaşımıyla bu şiddet ve süreç kısaltılabilir. Doğumdan sonraki ilk haftalar ve aylardan sonra her şey yoluna girecek ve çocuğunuz, kardeşi olduğu için mutlu olacaktır. Bu süreçte güçlü olmanız önceden bir program hazırlamanız ve bir psikologtan yardım almanız hem sizin hem de çocuğunuzun psikolojisi açısından çok faydalı olacaktır. Önemli olan üzerinize düşen görevleri yapmanız. Bunları yaptıktan sonra olayı akışına bırakmalısınız..

Yeni kardeşin sizin ve çocuğunuzun hayatına mutluluklar getirmesi dileğiyle,

@psk.tugbaannac

Etiket:

Yorum Bırak

Captcha