Vakit Nakittir

Yazan Bölüm: Admin İçinde Yayınlandı: Selen BARANOĞLU Oluşturma tarihi: 2017-05-02 Hit: 2315 Yorum: 0

Sürekli aklımda tutmaya çalıştığım bir cümle var: az çoktur.

 Bu cümlenin önemini hayatımı daha basit yaşamaya karar verdikten sonra daha iyi kavradım. Şimdi ilk kez duyuyorsan eğer, biliyorum biraz saçma geliyor kulağa. O da ne öyle… diyesi geliyor insanın.

İlk olarak düşünecek olursan, hayat neden bize zor geliyor diye, en muhtemel sebepler arasında istediğimiz şeylere vakit ve para ayıramamak gelecektir. Bunlara ek olarak daha bir sürü sebep sayabiliriz ama bence tüm o sebepler bu iki kategorinin altına yazılabilir.

VAKİT.

İçinde yaşadığımız dünya için önemsiz ama bizim, bireysel mutluluğumuz için çok önemli bir kavram. Genellikle zamanla yarışarak yaşamaya alışık olduğumuz için, sevdiğimiz şeylere vakit ayıramamak bizim hayatımızın en önemli rutini. Öyle değil mi?

Spor yapıyor musun? Vakit yok.

Kitap okuyor musun? Vakit yok.

Sinema, evde film, tiyatro falan? Vakit yok.

O çok sevdiğin hobiyle uğraşmaya devam ediyor musun? DEDİK YA!

Vakit yok!

Gördüğün gibi sıradan hayatın bir rutini “vakit yok” demek ve ona göre yaşamak. Peki neden vakit yok? Çünkü çok çalışıyoruz. Çünkü bir sürü sorumluluğumuz var. Çünkü yapmamız gereken çok iş var. Çünkü çok para kazanmamız lazım. O zaman gelsin ikinci kategori.

Boş bir çay bardağı kendine ayırdığın zamanı gösterir bazen

PARA.

Kim ne derse desin, para elbette gereklidir. Ne için gereklidir? Daha rahat ve iyi standartlarda yaşamak için. Peki bu standartları kim belirliyor? Hayır, arkadaşım. Sen belirlemiyorsun. İçinde yaşadığın toplum, dünya, düzen belirliyor. Misal; 2 odalı bir ev sana yeterken, 4 odalı bir evin seni rahat ettireceğini düşünüyorsun. Çünkü reklamlar, broşürler, dergiler sana bunu söylüyor ve çünkü sen de sürekli, 4 odalı bir evde yaşıyormuşçasına, alışveriş yapmaya devam ediyorsun; evin sana küçük geliyor.

5 adet kot pantolonun varken ve bunlar sana rahat rahat yeterken, sen gidip 6. kot pantolunu alıyorsun (ve hatta 7. 8. 9….). Çünkü sürekli izlediğin, okuduğun, takip ettiğin yazılı, sözlü ve sosyal her türlü medyada moda denen şey sürekli değişiyor da ondan.

Tüm bunların yanında bir de yaşaman için gerekli gerçek ihtiyaçların oluyor; yemek, eğitim, çocuklar, tatil, barınacak bir yer gibi. Az önce yukarıda saydığım örneklerden ötürü, gerçek ihtiyaçlarına umduğun parayı ayıramıyorsun. Böyle olunca da daha fazla çalışmaya başlıyorsun.

Ek iş, fazla mesai, uzun çalışma saatleri derken vaktinin çoğunu düşünmeden harcadığın parayı kazanmak için harcıyorsun. Sonra kendini mutlu etmek için vakit bulamadığını söylüyorsun.

VAKİT – PARA

Arasındaki ilişkiyi umarım anlatabilmişimdir.

İhtiyacın olmayan şeylere ne kadar az para harcarsan, o parayı kazanmak senin için o kadar az eziyet olur.

Çalışmak?

Bana göre sevdiğin işi yapıp, üstüne bir de para kazanmak.

Eskiden ben de aynı çıkmazların içindeydim. Ama ne zaman ki, artık kendi ihtiyaçlarımı kendim belirlemeye başladım, borçlarım azaldı ve istediğim şeyler için zamanım oldu.

5 tane elbisem olacağına, 2 tane olsun ama istediğimde yurt dışına tatile gidebileyim.

10 çift spor ayakkabım olacağına, 3 çift olsun ama çocuklarımın eğitimini aksatmayayım.

200 m2 eve yaşayacağıma 100 m2 de yaşayım ama canım istediğinde dışarıda yemek yiyebileyim.

EN önemlisi de, kendi önceliklerim için vakit bulabileyim.

Sen de bir yerlerden başlamak istiyorsan, çok geçmeden ilk adımı at. İlk adım geldikten sonra devamı da mutlaka gelir. Belki yavaş gelir belki hızlı gelir ama mutlaka gelir.

www.basitvemutluyasam.com
@basitvemutluyasam/ instagram
basit ve mutlu yasam/facebook

Etiket:

Yorum Bırak

Captcha